Türkiye’den KKTC Anayasa Mahkemesi’nin Kur’an kursu kararına tepki!

KKTC’de Din İşleri Başkanlığının Kur’an-ı Kerim eğitim-öğretimiyle ilgili yetkisine yönelik itirazı değerlendiren Anayasa Mahkemesi, her türlü eğitimin ancak Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığının “gözetiminde ve denetiminde” olması yönünde karar verdi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Anayasa Mahkemesinin, Kur’an kurslarının kapatılmasıyla ilgili kararına Türkiye’den çok sert tepkiler geldi.

“KUZEY KIBRIS BİR FRANSA DEĞİLDİR”

Konu ile ilgili açıklama yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “KKTC’de laikliğe aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’nin Kur’an kurslarının kapatılması kararına ilişkin, KKTC’de bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na giderken Cumhurbaşkanıyla bu konuyu etraflıca görüşmesini söyledim. Görüşmeden sonra da gerekli açıklamayı orada yapmasını söyledim. Anayasa Mahkemesi Başkanının yapmış olduğu bu açıklamayı bizim kabul etmemiz mümkün değil. Öncelikle Anayasa Mahkemesi Başkanının laikliği öğrenmesi lazım. Türkiye’de şu anda laikliğin uygulaması nedir, bunu da öğrenmesi lazım. Eğer tavır değişti değişti, tavır değişmediği takdirde biz özellikle Kuzey Kıbrıs’ta inanç özgürlüğü noktasında oradaki yavrularımızın Kur’an eğitimi noktasında, onların eğitimine engel teşkil edecek adımların atılmasına asla müsamaha edemeyiz.

Türkiye’de din eğitimi ve öğretimi noktasında bu tür şeyler çözüldü. Laiklik anlayışı onların anladığı gibi değildir ve Kuzey Kıbrıs bir Fransa değildir. Kuzey Kıbrıs artık uygulamalarıyla, her şeyiyle Türkiye’deki uygulamalar neyse bunları uygulama safhasına geçirmek durumundadır. Oradaki bazı sendikaların, dinden uzak sendikaların, din düşmanı sendikaların attığı adımları bizim de kabul etmemiz mümkün değildir. Anayasa Mahkemesi Başkanı, bu yanlışından süratle dönmelidir. Dönmediği takdirde atacağımız adımlar da bundan sonraki süreçte farklı olacaktır, bunu da bilmeleri gerekir. Başkan Yardımcım Fuat Bey de bu konuyu Ersin Bey’le görüşmek suretiyle süratle bu işin düzeltilmesi konusunda gerekli adımların atılmasını kendisine bildirecektir. Ben de süreci takip ediyorum. Duruma göre bizler de adımlarımızı atacağız.”

İLETİŞİM BAŞKANI FAHRETTİN ALTUN: BU KARAR İDEOLOJİK VE DOGMATİK BİR AKLIN ÜRÜNÜ

Fahrettin Altun, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, KKTC Din İşleri Başkanlığı’nın Kuran-ı Kerim eğitim-öğretimiyle ilgili yetkisine ilişkin itirazı değerlendiren Anayasa Mahkemesi’nin kararını değerlendirdi.

Altun, paylaşımında, “Karar, ideolojik ve dogmatik bir aklın ürünüdür. Laikliği bu denli sığ ve yanlış bir şekilde yorumlamak temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmaya yönelik bir adımdır. Laiklik, din özgürlüğünü teminat altına alır, din eğitimini yasaklama aracı olarak kullanılamaz. Ancak jakobenler, laikliği dini değerleri ve kültürel zenginliklerimizi baskılamak için kullanırlar” ifadelerini kullandı.

“Bu karara tepki göstermek demokrasiye saygı duyan herkesin görevidir”

Altun, değerlendirmelerine şöyle devam etti:

“Akdeniz’in ve özellikle Kıbrıs sorununun, Türkiye’nin ortaya koyduğu güçlü iradeyle uluslararası alanda daha hakkaniyetli bir şekilde tartışmaya açıldığı böylesi kritik bir dönemde alınan bu yanlış karar Kıbrıs Türkleri’nin varlığına ve birliğine yönelik bir tehdittir.

Demokrasinin teminat altına aldığı din ve inanç özgürlüğüne vurulan bu yargı darbesi asla kabul edilemez. Bu kararın zamanlaması manidardır. Hangi amaca hizmet ettiği akıllarda ciddi şüpheler uyandıran bu karara tepki göstermek demokrasiye saygı duyan herkesin görevidir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tüm gücü ve kudretiyle Kıbrıs Türkleri’nin yanında olmaya devam edecek, tarihinden aldığı ilhamla Kıbrıs Türkleri üzerinde oynanan bu tehlikeli oyunu yine Kıbrıs Türkleriyle el ele vererek bozacaktır.”

ÇELİK: BU ZİHNİYET GEÇMİŞTE TÜRKİYE’YE ÇOK ACILAR YAŞATTI

AK Parti’li Çelik, Twitter’daki hesabından açıklama yaparak, KKTC Anayasa Mahkemesi’nin Kur’an kurslarının kapatılmasına yönelik aldığı karara tepki gösterdi. Çelik, açıklamasında, “KKTC’de Anayasa Mahkemesi kararı, Türkiye’ye geçmişte çok acılar yaşatmış zihniyetin yeniden ortaya çıkması oldu. Laiklik din ve vicdan özgürlüğüne aykırı şekilde yorumlanamaz. Laiklik din ve vicdan özgürlüğünün teminatı olarak yorumlanmalıdır. Laiklik nerede din ve vicdan özgürlüğü ile çatışan ‘laikçilik’ haline getirilmişse toplumsal barış zedelenmiştir. Laiklik bir ideolojik mücadele aracı değil, toplumsal barışı koruyan bir düzenlemedir. Laikliğin din ve vicdan özgürlüğünü engelleyen şekilde yorumlanmasını doğru bulmuyoruz. Yargısal aktivizm ve seküler radikalizm her zaman laiklik ilkesine ve demokrasiye zarar vermiştir. Laiklik demokratik bir ilkedir; demokratik hakların gaspı için kullanılamaz” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir